Obezite ve Genetik

Obezite, sağlığı bozacak ölçüde vücutta anormal ve aşırı yağ birikmesi olarak tanımlanır.
Yetişkin erkeklerde vücut yağının %25’ten, kadınlarda %30’dan fazla olması obeziteyi göstermektedir.
Günümüzde obezite halk sağlığı sorunlarının arasında ilk sırada yer almakla birlikte ciddi sağlık problemlerini de beraberinde getirmektedir.
Obezite, sadece estetik bir sorun değil, diyabet, hipertansiyon, kalp-damar hastalıkları, rahim, meme, prostat, kalın bağırsak kanseri gibi kronik hastalıklara yakalanma riskini arttırmaktadır.
Obezitenin nedenleri arasında aşırı ve yanlış beslenme ve fiziksel aktivite yetersizliğinin yanı sıra genetik, çevresel, nörolojik, fizyolojik, biyokimyasal, sosyo-kültürel ve psikolojik gibi pek çok faktör birbiri ile ilişkilidir.
Günlük enerji alımının vücudun ihtiyacından fazla olması obeziteye sebep olur.
Özellikle son yıllarda besin çeşitliliğinin ve ulaşılabilirliğinin artması ile günlük enerji alımı da artmaktadır.
Bireylerin yağlı ve bir doyuruculuğu olmayan besinleri tüketmeye olan yönelimleri, alkol tüketiminin son yıllarda artmış olması, hareketsiz yaşam tarzı insanların daha fazla enerji alıp bunu harcayamamalarına neden olmaktadır.
Fakat bireysel farklılıklar olarak nitelendirdiğimiz beslenme alışkanlığı ve fiziksel aktivite durumunun dışında genetik de obezitede etkindir.
Obezitede rol oynayan çok sayıda gen çevresel faktörler ile etkileşmektedir.
Anne – Babadan Çocuğa geçme eğilimi gösteren obezitede aslında ailenin aynı yemekleri tüketmesi, aynı yaşam tarzı alışkanlıklarına sahip olması da genetik faktörlerin yanında çevresel faktörlerin de etkili olduğunu göstermektedir.
Yapılan araştırmalara göre genetik faktörler %25-40 oranında şişmanlık oluşumunu tetiklemekte ve obez bireylerin çocuklarında obez olmayanlara göre 2-3 kat fazla şişmanlık görülmektedir.
Ayrıca Anne ve Babanın her ikisi obez ise çocuklarının %80’inde erişkin yaşta obezite görülmektedir.